Haber Detayı
22 Ocak 2022 - Cumartesi 14:42 Bu haber 283 kez okundu
 
Eğitim Sen’den 2021-2022 Öğretim Yılı 1. yarı değerlendirmesi
Eğitim- Sen Samsun Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri ve üyeleri, Samsun’da 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ilk yarısını değerlendirdiler Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışmalarını değerlendiren karne düzenlediler.
SİVİL TOPLUM Haberi
Eğitim Sen’den 2021-2022 Öğretim Yılı 1. yarı değerlendirmesi

Eğitim Sen’li öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı’na 6 alanda başarılı, diğer alanlarda başarısız not verdi.

Süleymaniye geçidinde düzenlenen eylemde konuşan Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“ 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı bugün tarihinde sona eriyor; 1.1 milyonu aşkın öğretmen ve 18.1 milyon yakın öğrenci yarıyıl tatiline giriyor.

 

NİTELİKLİ, LAİK, BİLİMSEL, EŞİT, PARASIZ EĞİTİM TÜM YURTTAŞLAR İÇİN BİR HAK OLARAK TANIMLANMALI


2021 2022 eğitim ve öğretim yılının birinci döneminde eğitim alanında en dikkat çekici durum, MEB’in eğitimin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine, sürekli olarak eğitimde yaşanan sorunların çözüleceğine dair bir algının kamuoyunda oluşması için çaba harcaması oldu.Dönem bolca hamaset  yetersiz önlem yetersiz bütçe ve eşitsizliklerin devamı ile geçti. 
Eğitimin niteliğinde yıllar içinde yaşanan gerileme, eğitimde yaşanan ticarileşme ve dinselleşme uygulamaları, okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu, haksız hukuksuz şekilde işinden edilen eğitim emekçilerinin görevlerine iade edilmemesi, pandemi koşullarında alınmayan önlemler vb. gibi çok sayıda sorun 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde de varlığını sürdürmüştür.


EĞİTİMDE DİYANET, DİNİ VAKIF VE DERNEKLERİN KUŞATMASI ARTMIŞTIR

Eğitim alanında bir taraftan tarikatların ve cemaatlerin faaliyetlerinin arttığına tanıklık ederken, diğer taraftan da eğitimde piyasalaşma pratiklerinin MEB tarafından verilen destekle hızlanarak sürdürdüğünü gözlemledik. Seçmeli derslerin belirlenmesinden, yarıyıl tatilinde öğrencilerin tarikat ve cemaat kamplarına taşınmasına, yarışma adı altında düzenlenen gerici faaliyetlere kadar çok sayıda pratik adeta eğitim alanını kuşatmış durumda


SALGIN VE ETKİLERİ SONLANDI MI?


Salgında milyonlarca öğrencinin uzaktan eğitime erişim ihtiyaçları karşılanmadı, kamu kaynakları, bütçe öğrencilerin gereksinimleri için kullanılmadı. Bu dönemde en az 6 milyon öğrenci uzaktan eğitime hiç erişemedi. Şu anda yüz yüze eğitim devam ediyor ancak yeterli önlemlerin alınmaması nedeniyle her gün okullarda vakalar, karantinaya alınan sınıflar artıyor. Yüz yüze eğitim fiilen sürdürülemiyor.


GERİCİLİĞİN YAŞAMLARI KARARTMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ! CEMAAT-TARİKAT YURTLARI KAPATILSIN!


Karaman’ dan Aladağ’a, memleketin yüzlerce yerinde tarikat yurtlarında çocuklarımıza yaşatılan acılar daha sıcakken Muş’ta 12 yaşında bir çocuğumuzun Kuran Kursunda tuvalet kapısında asılı olarak bulunması , Antalya’da yine bir tarikat yurdunda boğazı kesilerek katledilmesi  ve son olarak Enes Kara’ yı kaybetmemizle birlikte bir kez daha yüreğimiz parçalanmıştır. Bu durum köy okullarının birer birer kapatılmasıyla, yeterli yurt yapılmaması ve kamu kaynaklarının devlet okulları yerine özel okullara, çeşitli dini vakıf ve derneklere aktarılmasıyla oluşturulmuştur. Aladağ’da yaşamını yitiren çocuklarımız iktidarın kamusal ve laik eğitime yönelik tasfiye adımlarının kurbanları olmuşlardır. Eğitim kamusal bir haktır. Barınma hakkı da tüm çocuklarımızın en temel hakkıdır. Sosyal devlet ilkesinin temel gereği olarak ücretsiz sağlanmalıdır. Tüm tarikat yurtları ve özel yurtlar kapatılarak kamusallaştırılmalıdır. Yıllardır siyasi hesaplar peşinde koşanların, kamusal eğitimi adım adım tasfiye edip, eğitim alanını dini vakıf ve derneklerin faaliyet alanı haline getirilmek istenmesine karşı hukuksal ve örgütsel anlamda her türlü mücadeleyi sürdüreceğimiz bilinmelidir.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yargı kararlarına meydan okuyarak dini vakıf ve cemaatlerle ‘işbirliği protokolü’ yapmayı sürdürmekte, devlet okullarına aktarılması gereken kaynaklar özel okullara, çeşitli dini vakıf ve derneklerin okulları ve yurtlarına aktarılmaktadır.


HAKLARIMIZI VE TALEPLERİMİZİ YOK SAYAN BİR MESLEK KANUNU İSTEMİYORUZ!


Geldiğimiz aşamada görülmektedir ki öğretmen meslek kanunu’nun kamuoyuna sunuluş biçimi ve oluşturulan beklenti tamamen boştur. 31 Aralık 2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulan 12 maddelik öğretmenlik meslek kanunu teklifi kamuoyunda oluşturulan beklentileri bırakın karşılamayı öğretmenlik mesleği ile ilgili çok ciddi sorunlar ve mağduriyetler üretme potansiyeline sahiptir. Öncelikle öğretmenlik mesleği bir kariyer mesleği değil bir ihtisas mesleğidir ve bu ne Bu nedenle öğretmenlik mesleğinin doğasına uygun olmayan ve işlevi ile örtüşmeyen uzman öğretmen ve başöğretmen kademelerinin mesleğimizi ayrıştırarak ciddi sorunlar üreteceğini görmek gerekir. Öğretmen sıfatını elde etmek öğretmenlik mesleğinin tüm gereklerini yerine getirmek için yeterlidir.
Kamusal bir hizmet olan eğitimin temel ilkeleri nitelikli, eşit, ücretsiz, düzenli, sürekli ve kapsayıcı olmasını gerektirir. Irk, dil, din, cinsiyet, sosyoekonomik yapının öğrencinin eğitimini etkilememesi tek bir öğrencinin dahi "mağdur" edilmemesi anlamına gelir. Eşitlik yoksa, eşit, nitelikli, kamusal eğitim koşulları sağlanamıyorsa eğitimin bir hak değil, ayrıcalık haline gelir. 


BAŞARISIZSINIZ YÖNETEMİYORSUNUZ


2021-2022 eğitim öğretim yılının ilk yarısında iktidar ve MEB tarafından yapılan yasal düzenlemeler, yönetmelik değişiklikleri ve uygulamalar toplumun büyük bölümünü tedirgin etmiştir.  Eğitimin sorunlarına yönelik somut, kalıcı ve çözüme dayalı politikalar geliştirmeyen  gösterdiği performans ile eğitimde yaşanan sorunların daha da ağırlaşmasına neden olan MEB’in karnesi, her dönem olduğu gibi, geçtiğimiz dönem için de tamamen kırıklarla doludur.
1 milyondan fazla eğitim emekçisinin ekonomik, sosyal ve mesleki sorunlarını çözmek için yıllardır adım atmayanların, öğretmenlerin gerçek sorunlarını görmezden gelenlerin hamasi nutuklarını daha fazla dinlemek istemiyoruz. Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların üzeri örtülmekte, öğretmenlerin hakları ve geleceğine yönelik temel talepleri görmezden gelinmektedir.


KAMUSAL, LAİK, BİLİMSEL EĞİTİM MÜCADELEMİZ SÜRECEKTİR


Okulların eğitim kurumu olmaktan adım adım uzaklaştığı, eğitimde dayatmacı politikaların sürmesi nedeniyle öğrencilerin ve öğretmenlerin mutsuz olduğu, öğretmenlerin esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın devam ettiği, eğitim sürecinde farklı dil, kimlik ve inançların dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir. 

Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, elbette ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullarda yaşanan gelişmelerden ayrı ve bağımsız değildir. Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, milliyetçiliğin ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde eğitim ve bilim emekçileri ve tüm öğrencilerimizin kamusal, bilimsel, demokratik, laik eğitim hakkı için mücadelesini kesintisiz sürdürmeye kararlıdır. “

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Birsen KALKAR
Etiketler: Eğitim, Sen’den, 2021-2022, Öğretim, Yılı, 1., yarı, değerlendirmesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı