Emine Boyraz’dan Kadın Sünnetine Tepki!
Emine Boyraz’dan Kadın Sünnetine Tepki!
Samsun Şube Kadın Sekreteri Emine Boyraz Ağrı'da bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından sosyal medya üzerinden "kadın sünneti" ifadesiyle yapılan reklama tepki gösterdi.
KADININ BEDENİ VE ONURU REKLAM MALZEMESİ DEĞİLDİR!
CUMHURİYETİN KADINA KAZANDIRDIĞI DEĞERDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ!
KADIN SÜNNETİ REKLAMINA HAYIR!
"Kadın sünneti" reklamına tepki gösteren Emine Boyraz, “Son günlerde Ağrı'da bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından sosyal medya üzerinden "kadın sünneti" ifadesiyle yapılan reklam kamuoyunda haklı bir infiale yol açmıştır. Tepkiler üzerine ilanın adının değiştirilmiş olması, kullanılan ifadenin yarattığı ağır toplumsal ve etik sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Kadın Genital Mutilasyonu — dünya genelinde FGM olarak tanımlanan bu uygulama — Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler tarafından insanlık suçu olarak kabul edilmektedir. Hiçbir tıbbi gerekçesi, hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Geriye yalnızca acı, travma ve kalıcı hasar bırakır.” Dedi.
Kadının Değeri, Bedeni Üzerinden Değil; Aklıyla, Emeğiyle, Bilgisiyle Ve İnsan Onuruyla Ölçülür.
Kadınların yaşama hakkına, özgürlüğüne değinen Boyraz, “ Bizler, kadınların eşitliği, özgürlüğü ve yaşam hakkı mücadelesini büyüten bir emek örgütünün kadınları olarak bu anlayışı kabul etmiyoruz. Kadının bedenini, ataerkil zihniyetin beklentilerine göre şekillendirmeyi amaçlayan her yaklaşım; kadını birey olmaktan çıkarıp bir nesneye indirgemektedir. Kadının değeri, bedeni üzerinden değil; aklıyla, emeğiyle, bilgisiyle ve insan onuruyla ölçülür.” İfade etti.
Kadının Bedeni Kimsenin Reklam Alanı Değildir.
Kadın bedeni üzerinde kurulan ticari dil ve reklam anlayışının etik olmadığını ifade eden Emine Boyraz, “ Sağlık hizmetleri; bilimsel ilkelere, tıbbi etik kurallarına ve insan haklarına uygun biçimde yürütülmelidir. Kadınların kaygıları, güvensizlikleri ya da toplumsal baskılar üzerinden ekonomik kazanç elde edilmeye çalışılması kabul edilemez. Bizler biliyoruz ki; Kadının bedeni kimsenin reklam alanı değildir. Kadının özgürlüğü hiçbir estetik kalıbına sığdırılamaz. Kadının değeri, erkeklere hizmet ettiği ölçüde değil; insan olduğu için vardır. Cumhuriyet'in eşit yurttaşlık anlayışından vazgeçmeyeceğiz.” Şeklinde konuştu.
Buradan tüm yetkili kurumlara çağrımızdır:
Toplumda kadınları aşağılayan, cinsiyetçi kalıpları güçlendiren ve kadın bedenini metalaştıran her türlü söylem ve uygulama karşısında gerekli idari ve hukuki süreçler kararlılıkla işletilmelidir. Sağlık alanında kullanılan dil, kadın haklarını ve insan onurunu zedelemeyecek şekilde düzenlenmelidir.
Bir doktorun kadın bedenini "sünnet" söylemiyle sosyal medyada pazarlaması; kadını erkeğin beğenisine sunulan, onun isteğine göre şekillendirilmesi gereken bir nesne olarak gören ortaçağ zihniyetinin ürünüdür. Bu zihniyet kadını değersizleştirir, onu erkeğe hizmet eden bir araca indirger ve karanlığa sürükler.
Bu kabul edilemez. Bu suçtur. Bu Atatürk'ün emanetine ihanettir.
Bizler, Cumhuriyet'in kadınlara kazandırdığı hakların ve kazanımların sonuna kadar savunucusu olmaya devam edeceğiz.
Kadını özgürleştiren; bedenine müdahale eden anlayışlar değil, eşit eğitim, eşit çalışma hakkı, eşit temsil, şiddetten uzak bir yaşam ve ekonomik bağımsızlıktır.
Cumhuriyet kadınları olarak; Atatürk'ün aydınlanma mirasına, laikliğe, bilime ve kadınların eşit yurttaşlık mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Kadın bedeninden elinizi çekin!
Kadınların yaşamına, emeğine ve onuruna saygı duyun!
Yaşasın eşitlik, yaşasın laik Cumhuriyet, yaşasın kadın dayanışması!
Haber: Sabire KOYUN
Samsun HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
