deneme bonusu veren siteler deneme bonusu bonus veren siteler https://playdotjs.com/ deneme bonusu

Bonusverensiteler.com deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler bahis siteleri siyahbet giriş siyahbet giriş

"Enflasyondaki Düşüş Vatandaşın Alım Gücüne Yansımıyor"

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 07.08.2026 - 12:58, Güncelleme: 07.08.2026 - 12:58 128 kez okundu.
 

"Enflasyondaki Düşüş Vatandaşın Alım Gücüne Yansımıyor"

Saadet Partisi Samsun İl Başkanlığı Ekonomik İşler Başkanı ve İl Başkan Yardımcısı Necati Yusufoğlu, "Düşen Enflasyon mu, Yoksa Vatandaşın Alım Gücü mü?" başlıklı bir açıklama yaptı.
Yusufoğlu, enflasyonla mücadele politikaları ile vatandaşın alım gücü arasındaki ilişkiye dikkat çekti, enflasyon oranlarında yaşanan gerilemenin tek başına vatandaşın ekonomik refahını artırmadığını savunarak, mevcut ekonomi politikalarının dar gelirli kesimin alım gücünü artırmakta yetersiz kaldığını ileri sürdü. Yusufoğlu, açıklamasında ekonomilerde enflasyonla mücadelenin iki temel unsur üzerine kurulu olduğunu belirterek, bunların para politikası ile maliye politikası olduğunu ifade etti. Bu iki politikanın birbirini tamamlayan mekanizmalar olduğuna işaret eden Yusufoğlu, kamuoyunda sıkça dile getirilen "Enflasyon düşüyorsa vatandaşın alım gücü neden artmıyor?" sorusunun da bu iki politikanın birlikte değerlendirilmesiyle cevaplanabileceğini söyledi. "Merkez Bankası faiz politikasıyla piyasayı yönlendiriyor" Açıklamasında para politikasının işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yusufoğlu, siyasi iradenin Merkez Bankası aracılığıyla piyasadaki para miktarını ve paranın maliyetini, yani faiz oranlarını yönettiğini ifade etti. Merkez Bankası'nın faiz artırımlarıyla krediye ulaşımı zorlaştırdığını belirten Yusufoğlu, bunun tüketim ve yatırım harcamalarını azalttığını, talebin düşmesiyle birlikte ekonomide yavaşlama yaşandığını savundu. Faiz oranlarının yüksek seviyelerde seyretmesinin borçlanma maliyetlerini artırdığını dile getiren Yusufoğlu, ekonomik aktivitenin yavaşladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Enflasyonun artış hızının düşmesi fiyatların gerilediği anlamına gelmez. Fiyatlar yükselmeye devam ederken ücretler aynı hızda artmadığında vatandaş ciddi bir alım gücü kaybına uğramaktadır." "Maliye politikası para politikasını desteklemeli" Yusufoğlu, enflasyonla mücadelede yalnızca para politikasının yeterli olmadığını, maliye politikasının da süreci desteklemesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikasının kamu harcamaları, vergiler ve bütçe yönetimi üzerinden yürütüldüğünü belirten Yusufoğlu, para politikalarının oluşturduğu etkilerin maliye politikalarıyla dengelenmesi ve desteklenmesinin siyasi bir tercih olduğunu kaydetti. Enflasyonla mücadelede kamuda tasarruf yapılmasının, bütçe açıklarının azaltılmasının ve talebi artırmayacak bir vergi politikasının uygulanmasının önem taşıdığını dile getiren Yusufoğlu, bu adımların atılmaması halinde para politikasının vatandaş üzerindeki yükünün daha da ağırlaştığını savundu. "Dolaylı vergiler vatandaş üzerindeki yükü artırıyor" Açıklamasında yüksek faiz politikalarının maliye politikalarıyla desteklenmediğini öne süren Yusufoğlu, özellikle dolaylı vergilerin yüksek seviyelerde tutulmasının dar gelirli vatandaşları olumsuz etkilediğini iddia etti. KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin yüksek seyretmeye devam ettiğini ifade eden Yusufoğlu, dar gelirli kesimi koruyacak politikaların uygulanmaması durumunda enflasyondaki düşüşün yalnızca istatistiksel bir başarı olarak kalacağını savundu. Yusufoğlu, "Eğer maliye politikası para politikasının getirdiği yüksek faiz ve yavaşlayan ekonomi yükünü hafifletecek şekilde tasarlanmazsa, enflasyonun düşmesi kâğıt üzerinde bir başarı olarak kalır ve vatandaşın alım gücüne hiçbir şekilde yansımaz." değerlendirmesinde bulundu. "Sorun enflasyon değil, alım gücündeki erime" Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Enflasyon düştü ama alım gücü neden artmıyor?" sorusuna da değinen Yusufoğlu, vatandaşın yaşadığı temel sorunun enflasyon oranındaki değişimden çok fiyatların yükselmeye devam etmesi ve gelirlerin bu artışın gerisinde kalması olduğunu ileri sürdü. Örnek veren Yusufoğlu, yıllık enflasyonun yüzde 60 seviyesinden yüzde 32 seviyesine gerilemesi halinde dahi vatandaşın gelirinin fiyat artışlarının gerisinde kalması durumunda alım gücündeki kaybın devam edeceğini ifade etti. Yusufoğlu, bu nedenle dar gelirli vatandaşların aslında "dezenflasyon" değil, doğrudan alım gücü sorunu yaşadığını savunarak, enflasyondaki düşüşün günlük hayata olumlu yansımadığını öne sürdü. Ekonomi politikalarına eleştiri Açıklamasının son bölümünde mevcut ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Yusufoğlu, son 23 yılda uygulanan ekonomi ve bütçe politikalarının toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkilediğini iddia etti. Yusufoğlu, bu süreçte büyük miktarda servet transferi gerçekleştirildiğini, hazırlanan bütçelerde vatandaşın yeterince gözetilmediğini ve bunun sonucunda halkın önemli bir bölümünün geçim sıkıntısı yaşayarak fakirleştiğini ileri sürdü. Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının yalnızca enflasyon oranlarına bakılarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yusufoğlu, ekonomik başarı ölçüsünün vatandaşın günlük yaşamına yansıyan refah seviyesi ve alım gücü olması gerektiğini belirtti. Saadet Partisi Samsun İl Başkanlığı'nın değerlendirmesinde, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikalarıyla değil, dar gelirli kesimi koruyacak maliye politikalarıyla desteklenmesi gerektiği vurgulanırken, vatandaşın alım gücünü artıracak sosyal ve ekonomik adımların öncelikli hale getirilmesi çağrısında bulunuldu.  
Saadet Partisi Samsun İl Başkanlığı Ekonomik İşler Başkanı ve İl Başkan Yardımcısı Necati Yusufoğlu, "Düşen Enflasyon mu, Yoksa Vatandaşın Alım Gücü mü?" başlıklı bir açıklama yaptı.

Yusufoğlu, enflasyonla mücadele politikaları ile vatandaşın alım gücü arasındaki ilişkiye dikkat çekti, enflasyon oranlarında yaşanan gerilemenin tek başına vatandaşın ekonomik refahını artırmadığını savunarak, mevcut ekonomi politikalarının dar gelirli kesimin alım gücünü artırmakta yetersiz kaldığını ileri sürdü.

Yusufoğlu, açıklamasında ekonomilerde enflasyonla mücadelenin iki temel unsur üzerine kurulu olduğunu belirterek, bunların para politikası ile maliye politikası olduğunu ifade etti. Bu iki politikanın birbirini tamamlayan mekanizmalar olduğuna işaret eden Yusufoğlu, kamuoyunda sıkça dile getirilen "Enflasyon düşüyorsa vatandaşın alım gücü neden artmıyor?" sorusunun da bu iki politikanın birlikte değerlendirilmesiyle cevaplanabileceğini söyledi.

"Merkez Bankası faiz politikasıyla piyasayı yönlendiriyor"

Açıklamasında para politikasının işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yusufoğlu, siyasi iradenin Merkez Bankası aracılığıyla piyasadaki para miktarını ve paranın maliyetini, yani faiz oranlarını yönettiğini ifade etti.

Merkez Bankası'nın faiz artırımlarıyla krediye ulaşımı zorlaştırdığını belirten Yusufoğlu, bunun tüketim ve yatırım harcamalarını azalttığını, talebin düşmesiyle birlikte ekonomide yavaşlama yaşandığını savundu.

Faiz oranlarının yüksek seviyelerde seyretmesinin borçlanma maliyetlerini artırdığını dile getiren Yusufoğlu, ekonomik aktivitenin yavaşladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Enflasyonun artış hızının düşmesi fiyatların gerilediği anlamına gelmez. Fiyatlar yükselmeye devam ederken ücretler aynı hızda artmadığında vatandaş ciddi bir alım gücü kaybına uğramaktadır."

"Maliye politikası para politikasını desteklemeli"

Yusufoğlu, enflasyonla mücadelede yalnızca para politikasının yeterli olmadığını, maliye politikasının da süreci desteklemesi gerektiğini ifade etti.

Maliye politikasının kamu harcamaları, vergiler ve bütçe yönetimi üzerinden yürütüldüğünü belirten Yusufoğlu, para politikalarının oluşturduğu etkilerin maliye politikalarıyla dengelenmesi ve desteklenmesinin siyasi bir tercih olduğunu kaydetti.

Enflasyonla mücadelede kamuda tasarruf yapılmasının, bütçe açıklarının azaltılmasının ve talebi artırmayacak bir vergi politikasının uygulanmasının önem taşıdığını dile getiren Yusufoğlu, bu adımların atılmaması halinde para politikasının vatandaş üzerindeki yükünün daha da ağırlaştığını savundu.

"Dolaylı vergiler vatandaş üzerindeki yükü artırıyor"

Açıklamasında yüksek faiz politikalarının maliye politikalarıyla desteklenmediğini öne süren Yusufoğlu, özellikle dolaylı vergilerin yüksek seviyelerde tutulmasının dar gelirli vatandaşları olumsuz etkilediğini iddia etti.

KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin yüksek seyretmeye devam ettiğini ifade eden Yusufoğlu, dar gelirli kesimi koruyacak politikaların uygulanmaması durumunda enflasyondaki düşüşün yalnızca istatistiksel bir başarı olarak kalacağını savundu.

Yusufoğlu, "Eğer maliye politikası para politikasının getirdiği yüksek faiz ve yavaşlayan ekonomi yükünü hafifletecek şekilde tasarlanmazsa, enflasyonun düşmesi kâğıt üzerinde bir başarı olarak kalır ve vatandaşın alım gücüne hiçbir şekilde yansımaz." değerlendirmesinde bulundu.

"Sorun enflasyon değil, alım gücündeki erime"

Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Enflasyon düştü ama alım gücü neden artmıyor?" sorusuna da değinen Yusufoğlu, vatandaşın yaşadığı temel sorunun enflasyon oranındaki değişimden çok fiyatların yükselmeye devam etmesi ve gelirlerin bu artışın gerisinde kalması olduğunu ileri sürdü.

Örnek veren Yusufoğlu, yıllık enflasyonun yüzde 60 seviyesinden yüzde 32 seviyesine gerilemesi halinde dahi vatandaşın gelirinin fiyat artışlarının gerisinde kalması durumunda alım gücündeki kaybın devam edeceğini ifade etti.

Yusufoğlu, bu nedenle dar gelirli vatandaşların aslında "dezenflasyon" değil, doğrudan alım gücü sorunu yaşadığını savunarak, enflasyondaki düşüşün günlük hayata olumlu yansımadığını öne sürdü.

Ekonomi politikalarına eleştiri

Açıklamasının son bölümünde mevcut ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Yusufoğlu, son 23 yılda uygulanan ekonomi ve bütçe politikalarının toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkilediğini iddia etti.

Yusufoğlu, bu süreçte büyük miktarda servet transferi gerçekleştirildiğini, hazırlanan bütçelerde vatandaşın yeterince gözetilmediğini ve bunun sonucunda halkın önemli bir bölümünün geçim sıkıntısı yaşayarak fakirleştiğini ileri sürdü.

Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının yalnızca enflasyon oranlarına bakılarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yusufoğlu, ekonomik başarı ölçüsünün vatandaşın günlük yaşamına yansıyan refah seviyesi ve alım gücü olması gerektiğini belirtti.

Saadet Partisi Samsun İl Başkanlığı'nın değerlendirmesinde, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikalarıyla değil, dar gelirli kesimi koruyacak maliye politikalarıyla desteklenmesi gerektiği vurgulanırken, vatandaşın alım gücünü artıracak sosyal ve ekonomik adımların öncelikli hale getirilmesi çağrısında bulunuldu.

 

Samsun HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karadenizhayat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.