TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nden Kurupelit Yat Limanı Projesi Raporu
TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nden Kurupelit Yat Limanı Projesi Raporu
TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ÇED Komisyonu Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Kurupelit Yat Limanı çalışmasına ilişkin görüşlerini açıkladı.
Yapılan açıklamada, Mart ayında kamuoyu ile paylaşılan Kurupelit Yat Limanı alanına ilişkin proje ile ilgili olarak çevresel ve mevzuat hükümleri değerlendirilmesi yapıldı.
Mimarlar Odası Samsun Şubesi’nin belirlediği ve kamuoyu ile paylaştığı tespitlerde bu bölgede yat limanına ihtiyaç olmadığı, Bölgenin Ulusal ve Uluslararası Yat Turizmi Rotaları dışında olduğu, çok büyük ticari alan geleceği, kıyıı kanununa aykırı olduğu ve halkın denize ulaşımını engelleyeceği görüşlerine varıldığı bildirildi.
Samsun Mimarlar Odası’nın kamuoyu ile paylaştığı raporda şu hususlara yer verildi:
“2012–2014 yılları arasında kullanıma açılan ancak kısa süre içerisinde kum dolması nedeniyle işlevsiz hale gelen Kurupelit Yat Limanı alanına ilişkin yeni bir proje hazırlanmış ve Mart ayında kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Hazırlanan yeni yat limanı projesi incelendiğinde aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır:
PROJENİN GEREKLİLİĞİNE İLİŞKİN FİZİBİLİTE EKSİK
Yeni yat limanı projesinin kentimizin hangi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hazırlandığına dair kapsamlı bir fizibilite raporunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Projenin temel gerekçesi olarak Samsun’un yat limanına ihtiyaç duyduğu ileri sürülmektedir. Ancak bu iddia tartışmalıdır.
KARADENİZ BÖLGESİ ULUSAL VE ULUSLARARASI YAT TURİZMİ ROTALARININ DIŞINDA
Karadeniz Bölgesi; yat turizmi sezonunun kısa olması, sert deniz ve dalga koşulları ile kıyı boyunca doğal korunaklı koy ve barınakların sınırlı olması nedeniyle ulusal ve uluslararası yat turizmi rotalarının dışında kalmaktadır.
Karadeniz’in yat turizmi rotasına dahil olabilmesi ancak kıyısı bulunan ülkeler arasında ortak bir planlama yapılması ve bölgesel ölçekte gerekli fiziksel altyapının oluşturulması ile mümkündür.
Bu koşullar altında, Karadeniz’de henüz güçlü bir yat turizmi potansiyeli oluşmamışken Samsun’da yeni bir yat limanı yapılmasının kent ekonomisine ve turizmine beklenen katkıyı sağlayacağına ilişkin somut veriler ortaya konulamamıştır.
20.000 M² BÜYÜKLÜĞÜNDE YENİ BİR TİCARİ YAPI YOĞUNLUĞU GELECEK
Hazırlanan ÇED raporunda projenin sosyal ve ticari faaliyetleri artırma amacı taşıdığı belirtilmektedir. Bu doğrultuda, dolgu alanı üzerinde otel ve yoğun ticari kullanımlar önerilmektedir.
Ancak söz konusu yaklaşım, kamusal kıyı kullanımından çok ticari alan odaklı bir planlama anlayışını ortaya koymaktadır.
Projenin hayata geçirilmesi halinde bölgeye yaklaşık 20.000 m² büyüklüğünde yeni bir ticari yapı yoğunluğu geleceği anlaşılmaktadır.
ÖNERİLEN TİCARİ ALAN ATAKUM SAHİLİNDE 4 KM’LİK KAFE RESTORANLARIN ALANINA EŞİT
Önerilen ticari alan büyüklüğü; Çobanlı İskelesi’nden yat limanına kadar uzanan yaklaşık 4 kilometrelik sahil bandında bulunan mevcut kafe, restoran ve benzeri işletmelerin toplam büyüklüğüne yakın bir ölçeğe sahiptir.
Hâlihazırda özellikle yaz aylarında yoğun trafik yükü altında bulunan sahil yolu, mevcut durumda dahi ulaşım ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. İlave ticari yapılaşma ile birlikte bölgede trafik ve otopark sorunlarının çok daha büyümesi kaçınılmazdır.
KIYI MEVZUATINA AYKIRI
Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde, dolgu alanlarında yapılacak yat limanı yapılarında da emsal oranının %5’i geçemeyeceği belirtilmektedir.
Ancak önerilen plan değişikliğinde emsal oranının %20 olarak belirlendiği görülmektedir. Bu durumun ilgili mevzuata aykırılık oluşturduğu değerlendirilmektedir.
HALKIN KIYIYA ERİŞİMİ KISITLANACAK
Projenin uygulanması halinde yat limanı iç sahasının güvenlik gerekçesiyle tel örgülerle çevrilmesi öngörülmektedir. Bu durum, halkın denizle doğrudan temas kurduğu önemli bir kıyı kesiminin kamusal kullanım dışına çıkmasına neden olacaktır.
ATAKUM KURUPELİT SAHİL BANDINDA YENİ TİCARİ ALANLARA İHTİYAÇ YOK
Bunun yerine, mevcut haliyle deniz araçları tarafından kullanılamayan yat limanı alanının; halkın kullanımına açık park, spor ve rekreasyon alanları ve halkın kullanımına açık su sporları ile desteklenmesi kamu yararı açısından daha doğru ve uygun bir yaklaşım olacaktır.
Bu çerçevede,
Kıyıların kamusal niteliğinin korunması, ticari yapı yoğunluğunun artırılmaması ve sahil bandının toplumun ortak kullanımına açık tutulması gerektiği düşünülmektedir.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
