OMÜ’de 2026-2027 Akademik Yılı Törenle Başladı
OMÜ’de 2026-2027 Akademik Yılı Törenle Başladı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni ve 2025 Akademi Ödülleri, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programla gerçekleştirildi.
Milletvekili Av. Ersan Aksu’nun “Terörsüz Türkiye Süreci”ni anlattığı, Dünyaca ünlü cerrah Prof. Dr. Ömer Özkan’ın akademik açılış konuşması yaptığı törende, bilimsel üretkenliği ve kurumsal katkılarıyla öne çıkan akademisyenler, öğrenciler ve idari personel ödüllendirildi.
SAMSUN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yeni akademik yılın açılışı, kentin mülki ve idari protokolü, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla yapıldı. Program öncesinde Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ve üniversite senato üyeleri, Kurupelit Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
AKM’de düzenlenen törene; Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Milletvekilleri Ersan Aksu, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, Adalet Komisyonu Başkanı Nahit Köseoğlu, önceki Samsun Milletvekilleri Fuat Köktaş, Hasan Hüseyin Ceylan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Gökmen Gücüyen, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kurumu yöneticileri, bağışçılar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından üniversitenin tanıtım filminin gösterimi ile başlayan programda protokol konuşmaları, müzik dinletisi, açılış dersi ve Akademi ödül takdimi yer aldı.
Protokol konuşmalarında “Terörsüz Türkiye” vurgusu
Törenin açış konuşmasını yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, üniversitenin araştırma kapasitesini artırma, eğitim kalitesini yükseltme ve toplumsal katkı sağlama hedeflerini aktararak yeni akademik yılın hayırlı olmasını diledi.
Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, üniversitenin yarım asrı aşan bilgi birikimi ve tecrübesine dikkat çekerek üniversitelerin bilimsel gelişme ve toplumsal kalkınmadaki rolüne vurgu yaptı. Rektör Aydın, “Şu bir gerçektir ki ülkesine aidiyet şuuruyla yapılanan her kurum, milletine önemli hizmetlerde bulunma potansiyeli taşır. Bu bağlamda, kendisine yüklenen anlamlar bakımından üniversitelerin kurumsal kimliği ayrıca önem arz eder. Zira memleket meselelerinin çözümünde atılacak adımların teorik arka planı kurgulanırken ilk akla gelen yapılar üniversitelerdir.” ifadelerini kullandı.
Aydın “Kampüslerimizi malumat deposu olmanın ötesinde bilim yuvası şeklinde konumlandırmalıyız”
Bilimsel üretimin ve güçlü akademik yapının ülkelerin geleceğini şekillendirdiğini belirten Rektör Aydın, “Günümüz dünyası, akademisi güçlü olan devletlerin ‘söyleyen’, diğerlerinin ise ‘söylenen’ kategorisinde yerini aldığı bir manzara arz etmektedir. Bu manzara karşısında kampüslerimizi malumat deposu olmanın ötesinde bilim yuvası şeklinde konumlandırma sorumluluğu bizleri beklemektedir. Rivayete dayalı öğretim süreçleri yerine, dirayete dayalı, rekabetçi yaklaşımların hâkim olduğu bilim politikalarıyla geleceğe yürümemiz gerekmektedir.” dedi.
“Türkiye’miz insanlık vicdanının gür sesi olmuştur”
Türkiye’nin uluslararası alandaki duruşuna ve bilimsel gelişmenin önemine değinen Rektör Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Uluslararası sistemde hakkın çoğu kez haklının değil, güçlünün hesabına yazıldığı bir çağa şahitlik etmekteyiz. Sözde gelişmiş büyük büyük devletlerin, zulmü görmezden geldiği bu zaman diliminde Türkiyemiz insanlık vicdanının gür sesi olmuştur. İftiharla ifade etmeliyim ki devletimizin dili asla zalime tercüman olmamıştır. Bu dik duruştan rahatsızlık duyanlar elbette çıkmaktadır. Bilinmesini isterim ki toplumsal bünyemizi istikrarsızlaştırıp istikbalimize ipotek koymaya heves edenlere, aradıkları fırsatı sunmayacağız. Ürettiğimiz bilgi, geliştirdiğimiz teknolojiyle onların heveslerini kursaklarında bırakmaya kararlıyız.”
“Bilimsel ilerlemenin en önemli motivasyon kaynağı ‘yapabilirim’ duygusudur”
Akademik yıl açılış dersini vermek üzere üniversiteye davet edilen Prof. Dr. Ömer Özkan’ın bilimsel başarılarına da değinen Rektör Aydın, “Bilimsel ilerlemenin en önemli motivasyon kaynağı ‘yapabilirim’ duygusudur. Bu duygunun yeşerdiği iklimi ise yapabilenlerin örnekleri şekillendirir. Batı medeniyeti, ‘insan insanın kurdudur’ ifadesiyle vücut bulan temkin ve güvensizlik hissi içeren bir anlayış üzerinde yükselmiştir. Bizim kültürümüzde ise ‘insan insanın ufkudur’ felsefesi hâkimdir. Buna göre edep, ilim, gayret gibi meziyetler insana insan üzerinden tecelli eder. İşte bugün burada açılış dersimizi vermek üzere üniversitemize davet ettiğimiz Sayın Prof. Dr. Ömer Özkan, bilim yolculuğunda hayata geçirdiği üstün başarılarla gençlerimizin ufkuna ışık tutan bir hikâyenin kahramanıdır.” ifadelerini kullandı.
Terörsüz Türkiye Komisyonu Üyesi Ersan Aksu “Terörsüz Türkiye, ortak geleceğimizin inşasında önemli bir adımdır”
2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) üniversitelerdeki akademik yıl açılışlarında “Terörsüz Türkiye” hedefinin ele alınmasına yönelik çağrısı kapsamında, AK Parti Samsun Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ile Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi olan Av. Ersan Aksu, Türkiye’nin istikrar ve kalkınma hedefleri doğrultusunda “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin terörle mücadele sürecine, bu mücadelenin toplumsal ve ekonomik etkilerine değinen Aksu, konuşmasının başında “Ben Terörsüz Türkiye vizyonu açısından önemli gördüğüm bazı hususları paylaşıp, ortak geçmişimizin, bin yılı bulan Anadolu’daki ortak geçmişimizin, ortak geleceğimizle ilgili nasıl bir pusula oluşturduğunu anlatmaya çalışacağım.” ifadelerini kullandı. Terörün ülkeye büyük kayıplar yaşattığını belirten Aksu, yıllar içerisinde oluşan ekonomik maliyetin kalkınma, istihdam ve toplumsal refah açısından değerlendirilmesi hâlinde Türkiye’nin çok daha farklı bir noktada olabileceğini vurguladı.
“Bin yıllık ortak geçmişimiz, geleceğimizin pusulasıdır”
Anadolu’nun bin yıllık kardeşlik kültürüne ve toplumsal birlikteliğin önemine dikkat çeken Milletvekili Aksu, “Tabii ki Anadolu, Anadolu irfanının, ferasetinin, basiretinin, imanının var olduğu bir toprak parçası ve bu noktada da etnik kökeni Kürdü, Türkü, Arabı, Alevisi, Sünnisi her ne olursa olsun bu kategori altında baktığımızda bin yıllık ortak geçmişimiz var.” sözleriyle Türkiye’nin farklılıklarıyla bir bütün olduğunu ifade etti. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara da değinen Aksu, TBMM bünyesinde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına ilişkin bilgi vererek sürecin toplumsal uzlaşı ve kardeşlik temelinde ilerlediğini belirtti.
“Huzurun, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye hedefliyoruz”
Terörsüz Türkiye sürecinin ülkenin demokratik gelişimine, ekonomik kalkınmasına ve toplumsal huzuruna katkı sağlayacağını ifade eden Milletvekili Aksu, “Demokrasimizin güçlenmesini sağlayacak olan, kalkınma ve ekonomik reformumuzun artmasını sağlayacak olan bu sürecin öyle inanıyorum ki sizlerin artık eğitim hayatınızın sona erdiği, iş hayatının içine girdiğiniz dönemde Türkiye’yi bambaşka, hakikaten ikinci yüzyılında çok farklı bir tabloda göreceğiniz bir süreci beraberinde getirecek ve bu süreç ortak geçmişimizden aldığımız güçle ortak geleceğimiz açısından bir pusula oluşturacak tabloyu barındırıyor.” dedi. Gençlerin daha huzurlu ve güçlü bir Türkiye’de yaşayacağına olan inancını dile getiren Aksu, “Artık annelerin ağlamadığı, babaların ağlamadığı, çocukların yetim kalmadığı ve bu yönüyle de kardeşliğin, huzurun ve barışın egemen olduğu bir ülkenin inşası noktasında bu dönemde bu çalışmanın fevkalade önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Samsun Valisi Tavlı, “OMÜ, Samsun’un ve bölgemizin medarıiftiharıdır”
Samsun Valisi Orhan Tavlı ise üniversitenin bilimsel ve toplumsal gelişime sunduğu katkılara dikkat çekerek “Hepimizin bildiği üzere Ondokuz Mayıs Üniversitemiz kurulduğu günden bu yana bilim, eğitim, sanat ve spor alanlarında bölgemize ve ülkemize sayısız katkılarda bulunmuştur. 1975 yılında çıktığı bilim yolculuğunda ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın farklı coğrafyalarında görev yapan, şehrimizin ve aziz milletimizin gelişimine, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına katkıda bulunan binlerce değerli ve nitelikli evlatlarımızı yetiştirmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitemiz bilimsel araştırmalarıyla, toplumsal projeleriyle ve kültürel etkinlikleriyle sadece Samsun’umuzun değil, Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun akademik ve kültürel hayatına önemli katkılarda bulunmuştur.” ifadelerini kullandı.
Vali Tavlı “Akademisyenlerimizin başarıları genç nesillerimize ilham veriyor”
Üniversitenin köklü geçmişi, güçlü akademik kadrosu ve yenilikçi eğitim anlayışıyla gelecekte de önemli başarılara imza atacağına inandığını belirten Vali Tavlı, akademik ödül alacak bilim insanlarını da tebrik ederek “Bugün aynı zamanda bilim ve irfan yolunda büyük gayretler gösteren, çalışmalarıyla bilim dünyasına ışık tutan değerli akademisyenlerimizin emeklerinin taçlandırıldığı akademik ödülleri törenini de hep birlikte gerçekleştireceğiz. Fedakârca yürüttükleri çalışmalarla sadece bilime hizmet etmekle kalmayıp, aynı zamanda genç nesillerimize ilham vererek örnek teşkil eden değerli bilim insanlarımızı tebrik ediyorum. Bu ödüllerin yeni bilimsel çalışmalar için kendilerini teşvik etmesini, bunun motivasyonuyla çok daha büyük başarılara imza atmalarına vesile olmasını diliyorum.” dedi.
Piyona ve ney dinletisi
Programın müzik bölümünde, OMÜ Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Türk Sanat Müziği Anasanat Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Emre Pınarbaşı ve Devlet Konservatuvarı, Müzikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fulya Açıkgöz sahne aldı.
Prof. Dr. Ömer Özkan, “Önemli olan uzun yaşamak değil, sağlıklı ve bağımsız yaşayabilmek”
Törenin akademik açılış konuşmasını, dünyada kadavradan ilk başarılı rahim naklini gerçekleştiren, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakillerine imza atan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan yaptı. Prof. Dr. Özkan’a törende eşi Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da eşlik etti.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi ve 100. Yıl TÜBİTAK Hizmet Ödülü sahibi Prof. Dr. Ömer Özkan, ilk derste “İnsanlığın Kadim Hayalinden Günümüzün Gerçeğine: Organ, Doku Nakilleri ve Ötesi” konulu sunumu ile cerrahi alanındaki kilometre taşlarını, tıpta inovasyon süreçlerini ve multidisipliner araştırmaların önemini anlattı. Bilimsel üretimin cesaret ve kararlılık gerektirdiğini belirten Özkan, tıp literatürüne geçen operasyonların arka planındaki ekip çalışmasını ve geleceğin araştırma vizyonunu OMÜ’lü gençlerle paylaştı.
Prof. Dr. Ömer Özkan, Tıbbın geldiği noktada yalnızca yaşam süresini uzatmanın yeterli olmadığını vurgulayan Özkan, “Hiç kimseye muhtaç olmadan iyi şekilde, huzurlu şekilde, sıhhatli bir şekilde yaşamanın lüksünü nasıl yaşayabiliriz diye düşünmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Tıp alanında moleküler ve nanoteknolojik gelişmelerin yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Özkan, “Makro düzeyden biz mikroyu bıraktık, artık nano düzeye geçen, moleküler düzeye geçen tıpta çok güzel gelişmeler var arkadaşlar. Hepinizin ilgi duymasını istiyorum.” dedi.
Prof. Dr. Özkan “Bilimsel çalışmaların adresi Türkiye olmalı”
Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir birikime sahip olduğunu ancak ilaç geliştirme ve bilimsel üretim konusunda daha fazla ilerleme kaydetmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkan, “Bilimsel adresinin sizin olmadığı hiçbir çalışmanın sonunda hak iddia edemiyorsunuz. Hiçbir ürünü bu ülkede üretemediğimiz sürece bu üründe daha sonra hak iddia edemiyorsunuz. Siz sadece o ürünlerin test edildiği ülkeler durumundasınız.” sözleriyle yerli ve milli bilimsel üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin klinik uygulamalarda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu ifade eden Özkan, “Bu klinikte dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesiyiz ama biz bunun mutfağını yapan bir ülke değiliz.” diyerek özellikle ilaç, molekül ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik araştırmaların artırılması gerektiğini vurguladı.
Maddi durumu iyi olan Samsunlular OMÜ’nün laboratuvar açmasına destek olmalı
Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olarak değil, yeni teknolojilerin ve bilimsel ürünlerin geliştirildiği merkezler olarak konumlandırılması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Ömer Özkan, bilimsel araştırmalara daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu. Özkan, “Ondokuz Mayıs Üniversitesinde parası olan Samsunluların gidip güzel bir laboratuvar açmasına destek olması gerekiyor. Ya da gidip bir onkoloji merkezine destek olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Üniversitelerin bölgesel ve ulusal kalkınmadaki rolüne işaret eden Özkan, “Bu sadece sağlık anlamında, sadece mühendislik anlamında değil, bilim anlamında da mutfağında da molekülün geliştiği yani nedir o? Tencerenin kaynadığı bir yer olması gerekiyor. Yani burada da ürün çıkması gerekiyor.” sözleriyle bilimsel bilginin somut çıktılara dönüştürülmesinin önemini vurguladı.
"Amaç uzun yaşamak değil, bağımsız kalabilmek"
Konuşmasının son bölümünde onarımın insan yaşamındaki karşılığına değinen Prof. Dr. Ömer Özkan, bir tedavinin gerçek değerinin hastanın hayatında oluşturduğu somut değişimle ölçülmesi gerektiğini belirtti. Asıl hedefin yalnızca ömrü uzatmak değil, bireyin kimseye bağımlı olmadan sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Özkan; afet, savaş ve salgın gibi kriz dönemlerine karşı dirençli, bilimsel adresi ve mülkiyeti ülkeye ait yerli teknolojiler ile ürünler geliştirmenin stratejik önemine dikkat çekti. Özkan ayrıca, yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin barındırdığı olumlu ya da olumsuz tüm ihtimallere hâkim olunması ve süreçte edilgen kalmayıp mutlaka söz sahibi olunması gerektiğinin altını çizdi.
2025 OMÜ Akademi Ödülleri sahiplerini buldu
Tören kapsamında, bilimsel yayın, proje, patent ve kurumsal başarılarıyla öne çıkan akademisyen, öğrenci ve personele “2025 Yılı OMÜ Akademi Ödülleri” protokol üyeleri tarafından verildi.
Ödül alan isimler ve kategorileri şöyle sıralandı:
- Yılın Yayın Ödülü:
- A Temel Alanı: Doç. Dr. Burhan Dost (Tıp Fakültesi)
- B Temel Alanı: Doç. Dr. Emrah Gülboy ( Eğitim Fakültesi)
- Yılın Proje Ödülü:
- B Temel Alanı: Doç. Dr. Belgin Bal İncebacak ( Eğitim Fakültesi)
- Yılın Atıf Ödülü:
- A Temel Alanı: Prof. Dr. Mehmet Çetin (Mimarlık Fakültesi)
- B Temel Alanı: Doç. Dr. Ali Kerim Yılmaz (Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi)
- C Temel Alanı: Doç. Dr. Ceren Pekşen (Mühendislik Fakültesi)
- Yılın Patent, Faydalı Model ve Tasarım Ödülü:
- A Temel Alanı: Prof. Dr. Abdülkadir Bakay (Tıp Fakültesi)
- C Temel Alanı: Prof. Dr. Can Karahan (Devlet Konservatuvarı)
- Yılın Genç Araştırmacı Yayın Ödülü:
- A Temel Alanı: Arş. Gör. Dr. Elif Güzide Emirza (Sağlık Bilimleri Fakültesi)
- B Temel Alanı: Dr. Öğr. Üyesi Nur Alaçam ( Eğitim Fakültesi)
- Yılın İş Birlikli Yayın Ödülü:
- A Temel Alanı: Doç. Dr. Burhan Dost (Tıp Fakültesi)
- B Temel Alanı: Doç. Dr. Emrah Gülboy ( Eğitim Fakültesi)
- Yılın Eğitimcisi Ödülü:
- B Temel Alanı: Doç. Dr. Belgin Bal İncebacak ( Eğitim Fakültesi)
- Yılın Araştırmacı Öğrencisi Ödülü:
- Yılın Öğrenci Kulübü Ödülü:
- Damla Topluluğu adına Temsilci Fatma Zehra Akgül ve Topluluk Danışmanı Doç. Dr. Belgin Bal İncebacak
- Yılın İdari Personeli Ödülü:
- Mustafa Kemal Çayıroğlu ( OMÜ Genel Sekreter Yardımcısı)
Tören, ödül alanları, protokol üyeleri ve davetlilerin yer aldığı toplu anı fotoğrafı çekimi ile sona erdi.




Samsun HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
