Samsun Tabip Odası Başkanı Nedim ECEVİT’ten İş Kazaları Açıklaması
Samsun Tabip Odası Başkanı Nedim ECEVİT’ten İş Kazaları Açıklaması
Samsun Tabip Odası Başkanı Nedim ECEVİT, Samsun’un Tekkeköy İlçesinde Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası’nda yaşanan ve 3 işçinin ölümü ile sonuçlanan kaza için bir basın açıklaması yaptı.
İş kazalarının İş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarındaki sistemsel sorunların bir yansıması olduğunu belirten Başkan Nedim Ecevit, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada unları söyledi: “Samsun’un Tekkeköy ilçesi Kutlukent Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir fabrikada 03.06.2026 tarihinde elim bir iş kazası meydana gelmiştir. Bu fabrikada çalışan Mustafa İnanç, Naci Gezer ve Yusuf Çekiç, atık suyun toplandığı kuyuda meydana gelen pompa arızasını gidermeye çalıştıkları sırada elektrik akımına kapılarak yaşamlarını yitirmiştir.
Kaybettiğimiz emekçilere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor; acılarını paylaşıyoruz.
İŞ KAZALARI SONUCU ÖLÜM FITRAT YA DA KADER DEĞİLDİR!
· İş cinayetleri ve meslek hastalıkları; yetersiz mevzuat, alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler ve özellikle meslek hastalıkları başta olmak üzere eksik tutulan kayıtların sonucudur.
· Ucuz iş gücü ve düşük maliyetle yüksek kâr elde etme anlayışına göz yumulmasının bir sonucudur.
· İş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarındaki sistemsel sorunların bir yansımasıdır. Bu sistemde İSG uygulamaları uygulanıyor gibi, denetimler yeterli yapılıyormuş gibi, yetkililer konuya ilgiliymiş gibi bir izlenim yaratılmaktadır. Bakanlık ve yetkililer -MIŞ gibi, -MUŞ gibi davranarak "İSG hizmetlerini" kotarmaya çalışsa da yapamadıkları gün gibi ortada. Bu eksiklikleri giderecek somut adımlar atılmadığı gibi, İSG mevzuatı işveren baskılarıyla giderek daha da yetersiz hale getirilmektedir.
· 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işçi sağlığı ve iş güvenliği politikaları piyasanın acımasız koşullarına terk edilmiştir. İş güvenliği uzmanlığı (İGU) ve işyeri hekimliği (İH) uygulamaları daha yerleşmeden geriletilmiş; mevzuat, yargı kararlarına rağmen piyasa ihtiyaçlarına göre düzenlenmeye devam edilmiştir. İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları ağır sorumluluk altında bırakılırken, işveren karşısında fiilen yaptırım gücünden yoksun hale getirilmiştir. Her kazadan sonra yapılan açıklamalar ve hamasi söylemlerle olaylar zamanla unutulmaya bırakılmaktadır.
· İş sağlığı ve güvenliği (İSG), çalışma ortamındaki tehlikelerin önceden belirlenmesi, risklerin yönetilmesi ve çalışanların fiziksel ile ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla yürütülen sistematik ve kesintisiz bir çalışmadır.
Gelişmiş ülkelerde titizlikle uygulanan sosyal politikalar sayesinde iş kazaları ve meslek hastalıkları azalırken, ülkemizde mevzuat, uygulama ve denetim eksiklikleri nedeniyle artış göstermektedir. 2026 yılının ilk dört ayında 622 işçi, yalnızca Nisan ayında ise 189 işçi yaşamını yitirmiştir. Bu nedenle, “kaza” olarak adlandırılan olaylar çoğu zaman ihmal kaynaklı “iş cinayeti” niteliği taşımaktadır.
İşçileri ölümden ve meslek hastalıklarından koruyamayan, işçi sağlığı alanını piyasalaştıran, hizmetleri niteliksizleştiren ve işyeri profesyonellerini en ağır koşullarda çalışmaya zorlayan bu sistemin acilen değiştirilmesi gerekmektedir.
Bilinmelidir ki; Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak, iş kazası görünümündeki iş cinayetlerinin artmasına ve meslek hastalıklarının tanısını güçleştiren koşullara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
