deneme bonusu veren siteler deneme bonusu bonus veren siteler https://playdotjs.com/ deneme bonusu

Bonusverensiteler.com deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler bahis siteleri siyahbet giriş siyahbet giriş

Tarımsal Öğretimin 180. Yıl Dönümü Kutlandı

SİVİL TOPLUM (Web Sitesi) - Web Sitesi | 08.01.2026 - 19:24, Güncelleme: 08.01.2026 - 19:24 554 kez okundu.
 

Tarımsal Öğretimin 180. Yıl Dönümü Kutlandı

Tarımsal öğretimin 180. Yıl dönümü TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube ve 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı ile ortaklaşa olarak kutlandı.
 Kutlamalar, Atatürk Anıtı’nda Şube yönetim kurulu üyeleri ve ziraat mühendislerinin katılımı ile  çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile devam etti. Tören sonrası TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Havva Yurdunuseven Bayzat tarafından basın açıklaması yapıldı. Bayzat basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“10 Ocak 1846 yılında İstanbul Yeşilköy’de “Ayamama Ziraat Mektebi’nde başlayan “Tarımsal Eğitim ve Öğretim” in bugün 180. Yıldönümünü kutluyoruz. Bugün aynı zamanda “Çalışan Gazeteciler Günü” Güzide Gazetecilerimizin gününü de kutluyorum.Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'cü yılında   kurucu liderimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ülkesi için canını hiçe sayan kahraman insanları, Ziraat Fakültelerinden ve Tarım Meslek Liselerinden mezun olan ve Türk Tarımı’na hizmet etmiş tüm meslektaşlarımızı saygıyla, minnetle, aramızdan ayrılanları da rahmetle anıyorum.             Cumhuriyetle birlikte bir sektör olabilen akılcı ve doğru politikalarla ülkeyi besleyen tarım, her geçen gün hak ettiği değeri kaybetmektedir. Atatürk`ün; ülkedeki tarımın, köylünün ve üretimin önemine dair belirttiği hususlar, bize aslında kuruluşun felsefesini de anlatmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ilk Tarım Sayımı 1927 yılında yapılmış, Kooperatifçiliğe büyük önem verilmiş, 1929'da Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuş ve 1935' Tarım Satış Kooperatifleri yasası kabul edilmiş, Buğday üretimini ve üreticiyi desteklemek için TMO Ofisi kurulmuş bundan bir yıl sonra buğday ithalatı durdurulmuştur. Ziraat Okulları, Yüksek Ziraat Enstitüsü köylüye yardım ve yararlı olmak için tohum Islah İstasyonları kurulmuş. Traktör kullanımı teşvik edilerek ucuz alet ve makina yardımı yapılmıştır. Aynı zamanda hayvancılığın geliştirilmesi ile ilgili temel politikalar geliştirildi. Kurulan devlet sermayeli çiftlikler ile üreticilere tohum, fidan, gübre ve pulluk dağıtıldı. Başta Atatürk Orman Çiftliği olmak üzere modern tesisler kuruldu.             Cumhuriyetin ilk yıllarında atılım yapan Türk Tarımı belirli bir dönem sonrasında maalesef durgunluk ve bağımlılık ekseninde yol almıştır.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Milli Ekonominin temeli tarımdır." Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür" sözleri Cumhuriyeti oluşturan politikaların özünü çok iyi anlatmıştır.             Ziraat Mühendisleri Odası; Toplumsal barışı, emeğin gücünü ve her türlü ayrışmaya karşı olan duruş ve tavrını her ortamda göstermiştir. Odamız sadece tarımsal faaliyetlerle değil; toplumla olan ilişkilerde ve kamusal yararın korunması ile ilgili önde  gelen sivil toplum örgütlerinin başındadır. Son zamanlarda ülke genelinde ve yerelimizde gittikçe etkisini artıran tarımsal üretim gıda güvence ve güvenliği ile ilgili sorunlar toplumsal yaşamımızı derinden etkilemektedir. 80'li yıllardan itibaren uygulanan neoliberal politikalar neticesinde kırsaldan kentlere hızlı göçler başlamış olup köylerin içi boşaltılmış  kırsal nüfusun yaş ortalaması 60 civarına dayanmıştır. Azalan genç nüfusla beraber göçe zorlanan genç nüfusun yerine ülke dışından vasıfsız, nispeten ucuz ancak güvencesiz, istikrardan yoksun göçmenler çalıştırılmaktadır. Ülkemiz su fakiri kategorisine giren ülkeler arasında yer almakta olup su rezervlerinin her damlasını ekonomik olarak kullanmak zorundadır. Bununla ilgili olarak Doğal Su Kaynaklarını Koruma Kurulu oluşturulmalıdır. Çarşamba, Bafra, Vezirköprü ve Ladik gibi "Büyük Ova” kapsamında olan ve topraklarında 12 ay tarım yapılabilen Samsun İlimizin 2024 yılı rakamları ile 378 470 ha işlenebilen tarım arazisinin, 161 408 ha lık kısmı sulanabilir arazi vasfındadır. İlimizde etüt edilen arazi varlığı 240 746 ha olup bunun 49 387'ha İlk kısmı sulamaya açılmıştır. Bu doğrultuda sulanabilir arazilerin yalnızca %31'lik kısmına hizmet götürülebilmiştir. 90'lı yılların başında projesine başlanan Çarşamba Ovası drenaj ve sulamasının drenaj safhası dahi tamamlanamamıştır. Çarşamba Ovası Sulama Projesi başta olmak üzere tüm projelerin; basınçlı kontrollü sulama yöntemi ile arazi toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri ile eşgüdümlü olarak yürütülmesi gereklidir. 2005 yılında çıkarılan 5403 sayılı "Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu” na göre Çarşamba, Bafra, Vezirköprü ve Ladik gibi %70'i Ova topraklarından oluşan Samsun İlimizde 2000 yıllarında 402 251 ha. olan tarım arazileri 2024 yılı itibari ile % 5'lik azalma ile 380 743 ha' a gerilemiştir.                                                                                                 Kamu yararı söylemi altında, yurtta olduğu gibi Samsun ilimizde de tarım arazilerimizin imara açılması kesinlikle son bulmalıdır. Ziraat Mühendisleri Odası olarak İlimizde yapılan doğru yatırımları her zaman destekledik.  Ancak kirli sanayiye, zehir santrallerine ve tarım arazilerinin imara açılarak rant uğruna yok edilmesine karşıyız.   Oda'mız kamu yararı, alternatif alan, tarımsal bütünlük ve irade belirtmeden yazılan kurum görüşleri gibi çeşitli gerekçelerle kurulda alınan yanlış kararlara itiraz ederek, süreci takip etmeye, bu bağlamda gıda egemenliğine sahip çıkmaya ve gerekirse yargıya taşımaya devam edecektir. Bunun bir örneği ; Bafra ilçesi Türbe mahallesinde 189 da tarım alanına inşa edilmek istenen hal tesisleri için açmış olduğumuz dava tarafımız lehine Danıştay tarafında onanmıştır. Çarşamba Ovası fındık yetiştiriciliğine mahkum edilmiştir. Ovanın sol sahilinde tarım toprağı son yıllarda kirli santraller ve sanayinin tarım topraklarına yapılması ve rantiyeci politikalar nedeniyle oldukça azalmıştır.  2017 yılında Karadeniz Bölgesinin doğusundan ülkemize giriş yapan. Kahverengi kokarca mücadelesi ile ilgili yürütülen çalışmalar Odamızın tüm uyarılarına rağmen yetersiz kalmış fındığın yanında birçok üründe de zarar oluşturmuştur. İmalattan biyosidal uygulamalarına değin tüm aşamalar yalnızca mesleğimizde uzman kişilerin gözetiminde yürütülmelidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının izin, denetim ve ruhsat işlemlerinde yetki belgeleri denetimi odamız gözetiminde olmalı eğitim programları ve uygulamalar odamız tarafından Yönlendirilmelidir. Özellikle bitki koruma ürünlerinde mesleğimiz harici başka meslek gruplarının yetkilendirilmemesi çevre ve halk sağlığı açısından koşulsuz olarak sunulmalıdır. Bu ürünlerin üretimi her türlü satışı, reçetelendirilmesi ile konu hakkındaki eğitim uygulamaları meslek grubu ve odamız bünyesindeki meslektaşlarımız tarafından yürütülmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı; TÜİK verilerine göre yaptığı açıklamada 2025 yılının ilk 6 ayında büyükbaş hayvan sayısı 2024 Aralık ayına göre % 1,2 arttığı beyan edilmiştir. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bu rakamlar yerli üretimle değil dış alım politikalarının uygulanması ile Brezilya ve Uruguay'dan yapılan hayvan ithalatı ile ulaşılmaktadır.       Kırmızı et sorununu dış alım yoluyla değil, devletin üretim çiftlikleri vasıtasıyla teknik, yem, hayvan sağlığına yönelik ilaç, aşı desteği, meraların amaç dışı kullanımının önlenmesi ve ıslah çalışmaları ile yapılmalıdır. Tarımsal destekleme ödemeleri için 5488 sayılı Tarım kanununun 21. Maddesine göre "Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden c olumu.” Denilmesine rağmen geçmiş yıllarda yapılan desteklemeler miktarlarına baktığımızda 2024 yılında %0,21’ de kalmıştır,  2025 yılında ise %0,22 olarak tahmin edilmiştir. Destekleme ödemeleri geçmiş yıllara baktığımızda GSYH hiçbir zaman yüzde birine ulaşamamıştır. İklim değişikliğine bağlı olarak değişen doğa olayları, ekonomik, sosyal ve sonuçta tarımsal üretimini etkileyen tüm unsurların düzenlenmesi ve hayata geçirilmesi için ciddi çalışmalar yapılmalıdır. Bunların yanı sıra tarımsal eğitim öğretim, kentsel tarımın planlamaları, gıda tedariği ve güvenliği, bitki koruma ürünlerinin her aşamadaki faaliyetlerinin denetlenmesi hususunda ziraat mühendisleri odamız daha etkin kılınmalıdır. Tarımsal üretime yönelik özelleştirilmiş olan KİT'ler yeniden kamulaştırmalı ve işlevleri düzenlenmelidir. Öncelikle tarımsal ilaç, gübre, tohum olmak üzere yerli girdi üretimi ve ıslah çalışmaları desteklenmeli, Tohumculuk Yasası ekosistem, tarımsal varlıklarımız, çiftçiler ve kamuoyu yararı gözetilerek bir an önce yeniden düzenlenmelidir. Akademik anlamda fakülte enflasyonu önlenerek kaliteli ve nitelikli mühendislerin yetiştirilmesi gereklidir.Tarım Danışmanlığı kamu dışında da etkin hale getirilmeli, tarımda özel sektör ve gelişen tarımsal üretim ve tüketim kooperatifçiliği için de zorunlu olmalıdır. Tarım Danışmanlarının ücreti yeterli düzeye çıkarılmalı, özerk çalışmaları sağlanmalıdır. Bununla birlikte kamuda çalışan meslektaşlarımızın 6400 ek gösterge verilmiş olmasına rağmen emekleri yok sayılmakta, mali ve özlük sorunlarının çözümlenmesi önem arz etmektedir. Ek göstergenin 6400 olması gerekmektedir. Emekli meslektaşlarımızın açlık sınırının altında maaş alarak adeta hayattan koparılmıştır. Yaşanılan depremler bizlere tarım arazilerinin yerleşim yerlerine tahsisin ne derece yanlış olduğunu göstermiş olup, ucuz arsa üretimi düşüncesinin hem tarımsal varlıklar, hem üretimi ve gıda güvencesini tehdit teşkil ettiği kadar binlerce hayatın kaybedilmesini de yaşatmıştır. Beslenme alanları muhafaza edilerek tarım arazileri korunmalı depreme karşı güvenli ve sağlam zeminli alanlar kullanılmalıdır. Ayrıca Toprak Koruma Kuruluna gelen tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılması konusunda kesin ve net tavrını ortaya koymuştur. Yerel yönetimler; mahalle olan köyleri geliştirmek, tarımsal üretimi ve kaliteyi artırmak için Ziraat Mühendisleri görevlendirmelidir Tarım ve mera arazilerinin, hayvan varlığının, su rezerv ve sulama yapılarının, kırsal çevrenin ve rekreasyonun korunması için olduğu kadar rezerv alan tespit ve tahsislerinden, toprak koruma projelerine kadar gerekli planlama süreçleri Ziraat Mühendisleri olmadan sürdürülemez. Gerek denizlerimizde gerekse iç sularımızdaki evsel endüstriyel ve tarım kimyasalları kirlilikleri minimuma indirgenmeli ileri biyolojik arıtma hususuna mutlaka uyulmalıdır. Yaşanılan Ekonomik krizlerden kurtulmak için birçok mantıklı yöntemler belirtilse de tarım sektörü açısından kısa orta ve uzun vadeli yapısal planlamalar uygulanmalıdır. Omuz omuza her gün büyüyen dayanışma ve mesleğimizin sorumluluğu ışığında; Odamız olarak çözümler bulmaya hiç durmaksızın devam edeceğiz. Mesleğimizin itibarı, yetkilerimiz, örgütün işlevi görevleri konusunda hiçbir taviz vermeyeceğiz. Hiçbir siyasi görüş ve etkiye bakmaksızın öncelikle kamu yararı gözeterek mesleğimizi geliştirmek hak ve kazanımlarımızı korumak ve mücadeleye durmaksızın devam edeceğiz. “            
Tarımsal öğretimin 180. Yıl dönümü TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube ve 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı ile ortaklaşa olarak kutlandı.

 Kutlamalar, Atatürk Anıtı’nda Şube yönetim kurulu üyeleri ve ziraat mühendislerinin katılımı ile  çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile devam etti.

Tören sonrası TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Havva Yurdunuseven Bayzat tarafından basın açıklaması yapıldı. Bayzat basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“10 Ocak 1846 yılında İstanbul Yeşilköy’de “Ayamama Ziraat Mektebi’nde başlayan “Tarımsal Eğitim ve Öğretim” in bugün 180. Yıldönümünü kutluyoruz.

Bugün aynı zamanda “Çalışan Gazeteciler Günü” Güzide Gazetecilerimizin gününü de kutluyorum.Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'cü yılında   kurucu liderimiz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ülkesi için canını hiçe sayan kahraman insanları, Ziraat Fakültelerinden ve Tarım Meslek Liselerinden mezun olan ve Türk Tarımı’na hizmet etmiş tüm meslektaşlarımızı saygıyla, minnetle, aramızdan ayrılanları da rahmetle anıyorum.

            Cumhuriyetle birlikte bir sektör olabilen akılcı ve doğru politikalarla ülkeyi besleyen tarım, her geçen gün hak ettiği değeri kaybetmektedir. Atatürk`ün; ülkedeki tarımın, köylünün ve üretimin önemine dair belirttiği hususlar, bize aslında kuruluşun felsefesini de anlatmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ilk Tarım Sayımı 1927 yılında yapılmış, Kooperatifçiliğe büyük önem verilmiş, 1929'da Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuş ve 1935' Tarım Satış Kooperatifleri yasası kabul edilmiş, Buğday üretimini ve üreticiyi desteklemek için TMO Ofisi kurulmuş bundan bir yıl sonra buğday ithalatı durdurulmuştur.

Ziraat Okulları, Yüksek Ziraat Enstitüsü köylüye yardım ve yararlı olmak için tohum Islah İstasyonları kurulmuş. Traktör kullanımı teşvik edilerek ucuz alet ve makina yardımı yapılmıştır. Aynı zamanda hayvancılığın geliştirilmesi ile ilgili temel politikalar geliştirildi. Kurulan devlet sermayeli çiftlikler ile üreticilere tohum, fidan, gübre ve pulluk dağıtıldı. Başta Atatürk Orman Çiftliği olmak üzere modern tesisler kuruldu.

            Cumhuriyetin ilk yıllarında atılım yapan Türk Tarımı belirli bir dönem sonrasında maalesef durgunluk ve bağımlılık ekseninde yol almıştır.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Milli Ekonominin temeli tarımdır." Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür" sözleri Cumhuriyeti oluşturan politikaların özünü çok iyi anlatmıştır.

            Ziraat Mühendisleri Odası; Toplumsal barışı, emeğin gücünü ve her türlü ayrışmaya karşı olan duruş ve tavrını her ortamda göstermiştir. Odamız sadece tarımsal faaliyetlerle değil; toplumla olan ilişkilerde ve kamusal yararın korunması ile ilgili önde  gelen sivil toplum örgütlerinin başındadır. Son zamanlarda ülke genelinde ve yerelimizde gittikçe etkisini artıran tarımsal üretim gıda güvence ve güvenliği ile ilgili sorunlar toplumsal yaşamımızı derinden etkilemektedir.

80'li yıllardan itibaren uygulanan neoliberal politikalar neticesinde kırsaldan kentlere hızlı göçler başlamış olup köylerin içi boşaltılmış  kırsal nüfusun yaş ortalaması 60 civarına dayanmıştır. Azalan genç nüfusla beraber göçe zorlanan genç nüfusun yerine ülke dışından vasıfsız, nispeten ucuz ancak güvencesiz, istikrardan yoksun göçmenler çalıştırılmaktadır.

Ülkemiz su fakiri kategorisine giren ülkeler arasında yer almakta olup su rezervlerinin her damlasını ekonomik olarak kullanmak zorundadır. Bununla ilgili olarak Doğal Su Kaynaklarını Koruma Kurulu oluşturulmalıdır. Çarşamba, Bafra, Vezirköprü ve Ladik gibi "Büyük Ova” kapsamında olan ve topraklarında 12 ay tarım yapılabilen Samsun İlimizin 2024 yılı rakamları ile 378 470 ha işlenebilen tarım arazisinin, 161 408 ha lık kısmı sulanabilir arazi vasfındadır.

İlimizde etüt edilen arazi varlığı 240 746 ha olup bunun 49 387'ha İlk kısmı sulamaya açılmıştır. Bu doğrultuda sulanabilir arazilerin yalnızca %31'lik kısmına hizmet götürülebilmiştir. 90'lı yılların başında projesine başlanan Çarşamba Ovası drenaj ve sulamasının drenaj safhası dahi tamamlanamamıştır. Çarşamba Ovası Sulama Projesi başta olmak üzere tüm projelerin; basınçlı kontrollü sulama yöntemi ile arazi toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri ile eşgüdümlü olarak yürütülmesi gereklidir.

2005 yılında çıkarılan 5403 sayılı "Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu” na göre Çarşamba, Bafra, Vezirköprü ve Ladik gibi %70'i Ova topraklarından oluşan Samsun İlimizde 2000 yıllarında 402 251 ha. olan tarım arazileri 2024 yılı itibari ile % 5'lik azalma ile 380 743 ha' a gerilemiştir.                                                                                                

Kamu yararı söylemi altında, yurtta olduğu gibi Samsun ilimizde de tarım arazilerimizin imara açılması kesinlikle son bulmalıdır. Ziraat Mühendisleri Odası olarak İlimizde yapılan doğru yatırımları her zaman destekledik.  Ancak kirli sanayiye, zehir santrallerine ve tarım arazilerinin imara açılarak rant uğruna yok edilmesine karşıyız.  

Oda'mız kamu yararı, alternatif alan, tarımsal bütünlük ve irade belirtmeden yazılan kurum görüşleri gibi çeşitli gerekçelerle kurulda alınan yanlış kararlara itiraz ederek, süreci takip etmeye, bu bağlamda gıda egemenliğine sahip çıkmaya ve gerekirse yargıya taşımaya devam edecektir. Bunun bir örneği ; Bafra ilçesi Türbe mahallesinde 189 da tarım alanına inşa edilmek istenen hal tesisleri için açmış olduğumuz dava tarafımız lehine Danıştay tarafında onanmıştır.

Çarşamba Ovası fındık yetiştiriciliğine mahkum edilmiştir. Ovanın sol sahilinde tarım toprağı son yıllarda kirli santraller ve sanayinin tarım topraklarına yapılması ve rantiyeci politikalar nedeniyle oldukça azalmıştır.  2017 yılında Karadeniz Bölgesinin doğusundan ülkemize giriş yapan. Kahverengi kokarca mücadelesi ile ilgili yürütülen çalışmalar Odamızın tüm uyarılarına rağmen yetersiz kalmış fındığın yanında birçok üründe de zarar oluşturmuştur.

İmalattan biyosidal uygulamalarına değin tüm aşamalar yalnızca mesleğimizde uzman kişilerin gözetiminde yürütülmelidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının izin, denetim ve ruhsat işlemlerinde yetki belgeleri denetimi odamız gözetiminde olmalı eğitim programları ve uygulamalar odamız tarafından Yönlendirilmelidir. Özellikle bitki koruma ürünlerinde mesleğimiz harici başka meslek gruplarının yetkilendirilmemesi çevre ve halk sağlığı açısından koşulsuz olarak sunulmalıdır.

Bu ürünlerin üretimi her türlü satışı, reçetelendirilmesi ile konu hakkındaki eğitim uygulamaları meslek grubu ve odamız bünyesindeki meslektaşlarımız tarafından yürütülmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı; TÜİK verilerine göre yaptığı açıklamada 2025 yılının ilk 6 ayında büyükbaş hayvan sayısı 2024 Aralık ayına göre % 1,2 arttığı beyan edilmiştir.

Ancak çok iyi biliyoruz ki; bu rakamlar yerli üretimle değil dış alım politikalarının uygulanması ile Brezilya ve Uruguay'dan yapılan hayvan ithalatı ile ulaşılmaktadır.       Kırmızı et sorununu dış alım yoluyla değil, devletin üretim çiftlikleri vasıtasıyla teknik, yem, hayvan sağlığına yönelik ilaç, aşı desteği, meraların amaç dışı kullanımının önlenmesi ve ıslah çalışmaları ile yapılmalıdır.

Tarımsal destekleme ödemeleri için 5488 sayılı Tarım kanununun 21. Maddesine göre "Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden c olumu.” Denilmesine rağmen geçmiş yıllarda yapılan desteklemeler miktarlarına baktığımızda 2024 yılında %0,21’ de kalmıştır,  2025 yılında ise %0,22 olarak tahmin edilmiştir.

Destekleme ödemeleri geçmiş yıllara baktığımızda GSYH hiçbir zaman yüzde birine ulaşamamıştır. İklim değişikliğine bağlı olarak değişen doğa olayları, ekonomik, sosyal ve sonuçta tarımsal üretimini etkileyen tüm unsurların düzenlenmesi ve hayata geçirilmesi için ciddi çalışmalar yapılmalıdır. Bunların yanı sıra tarımsal eğitim öğretim, kentsel tarımın planlamaları, gıda tedariği ve güvenliği, bitki koruma ürünlerinin her aşamadaki faaliyetlerinin denetlenmesi hususunda ziraat mühendisleri odamız daha etkin kılınmalıdır.

Tarımsal üretime yönelik özelleştirilmiş olan KİT'ler yeniden kamulaştırmalı ve işlevleri düzenlenmelidir. Öncelikle tarımsal ilaç, gübre, tohum olmak üzere yerli girdi üretimi ve ıslah çalışmaları desteklenmeli, Tohumculuk Yasası ekosistem, tarımsal varlıklarımız, çiftçiler ve kamuoyu yararı gözetilerek bir an önce yeniden düzenlenmelidir.

Akademik anlamda fakülte enflasyonu önlenerek kaliteli ve nitelikli mühendislerin yetiştirilmesi gereklidir.Tarım Danışmanlığı kamu dışında da etkin hale getirilmeli, tarımda özel sektör ve gelişen tarımsal üretim ve tüketim kooperatifçiliği için de zorunlu olmalıdır. Tarım Danışmanlarının ücreti yeterli düzeye çıkarılmalı, özerk çalışmaları sağlanmalıdır.

Bununla birlikte kamuda çalışan meslektaşlarımızın 6400 ek gösterge verilmiş olmasına rağmen emekleri yok sayılmakta, mali ve özlük sorunlarının çözümlenmesi önem arz etmektedir. Ek göstergenin 6400 olması gerekmektedir. Emekli meslektaşlarımızın açlık sınırının altında maaş alarak adeta hayattan koparılmıştır.

Yaşanılan depremler bizlere tarım arazilerinin yerleşim yerlerine tahsisin ne derece yanlış olduğunu göstermiş olup, ucuz arsa üretimi düşüncesinin hem tarımsal varlıklar, hem üretimi ve gıda güvencesini tehdit teşkil ettiği kadar binlerce hayatın kaybedilmesini de yaşatmıştır.

Beslenme alanları muhafaza edilerek tarım arazileri korunmalı depreme karşı güvenli ve sağlam zeminli alanlar kullanılmalıdır. Ayrıca Toprak Koruma Kuruluna gelen tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılması konusunda kesin ve net tavrını ortaya koymuştur. Yerel yönetimler; mahalle olan köyleri geliştirmek, tarımsal üretimi ve kaliteyi artırmak için Ziraat Mühendisleri görevlendirmelidir

Tarım ve mera arazilerinin, hayvan varlığının, su rezerv ve sulama yapılarının, kırsal çevrenin ve rekreasyonun korunması için olduğu kadar rezerv alan tespit ve tahsislerinden, toprak koruma projelerine kadar gerekli planlama süreçleri Ziraat Mühendisleri olmadan sürdürülemez. Gerek denizlerimizde gerekse iç sularımızdaki evsel endüstriyel ve tarım kimyasalları kirlilikleri minimuma indirgenmeli ileri biyolojik arıtma hususuna mutlaka uyulmalıdır. Yaşanılan Ekonomik krizlerden kurtulmak için birçok mantıklı yöntemler belirtilse de tarım sektörü açısından kısa orta ve uzun vadeli yapısal planlamalar uygulanmalıdır.

Omuz omuza her gün büyüyen dayanışma ve mesleğimizin sorumluluğu ışığında; Odamız olarak çözümler bulmaya hiç durmaksızın devam edeceğiz. Mesleğimizin itibarı, yetkilerimiz, örgütün işlevi görevleri konusunda hiçbir taviz vermeyeceğiz. Hiçbir siyasi görüş ve etkiye bakmaksızın öncelikle kamu yararı gözeterek mesleğimizi geliştirmek hak ve kazanımlarımızı korumak ve mücadeleye durmaksızın devam edeceğiz. “

           

Samsun HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karadenizhayat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.